31 Aralık 2011 Cumartesi

Sene 2012 ve hala...

Blogun duzenli yilbasi yazilarinin besinci bolumune hosgeldin sevgili okur. Bu yazilari kisisel hayatima dair yazdigim icin o kadar mutluyum ki, ulkem adina her sene bir oncekinden daha boktan gecerken kendimin ve senin ic dunyamizi karartmaktan kendimi alamazdim zira...

Neyse kisisel dedik, kisisel devam edelim (:

Adet oldugu uzere az once onceki senelerde yazdigim yazilara baktim. 2010 bittigindeki kabullenmislik halimin hala ne kadar tanidik geldigini farkedip kendi adima biraz endiselenmedim desem yalan olur. Yine de, atalarimizin da dedigi gibi "Degismeyen tek sey degisimin kendisidir". -Bizim anne tarafi Herakleitos'a dayaniyor da...-

Zira hayatima Deren'in girmesiyle yasanan guzellesmeler ozel hayatimda beklenmedik ama cok keyifli degisiklikler yaratti. Ne yalan soyleyeyim, bu degisiklikleri hayatima layigiyla sokabilip sokamayacagimdan endiseliydim, neyse ki endiselerimi yersiz cikarmayi basardim bir sekilde.

Isteki degisiklikler ise, onceki senelerden farksiz bir sekilde daha fazla sorumluluk ve daha uzun calisma saatleriyle sonuclandi. Sikayetci degilim, isini severek yapan sansli insanlardanim zira.

Sonuc olarak, 2012 baslarken hayat hic de fena degil. Umarim seninki de en az benimki kadar guzeldir sevgili okur.