18 Eylül 2007 Salı

Çağıran bir şeyler var hep, beni uzak şehirlerde*

"Biletlerimi attım cebime" demek isterdim ama, malum, biletlerimiz artık elektronik. "Kredi kartımı attım cebime" demek sanırım daha doğru olacak. Yarın akşam bu saatlerde yoldayım...

Gezmek güzel şey. Deniz, güneş, kum üçlemesindense bir yerleri gezmeyi hep tercih etmişimdir tatillerimde. Şansıma bu sene yurtdışında geçirdiğim beş ayımda gezme fırsatım oldu. İstanbul'a döndükten sonra ise yaz tatilimi ajansa gömdüm: iki buçuk aylık bir staj dönemi geçirdim. Okulun açılmasına iki hafta kala tekrar özgürlüğüme kavuştum.

Bu yaz henüz denize girmedim. Zaten yaz da bitti. Eğer yanıma bir yâren bulabilseydim Bodrum'a falan giderdim ama herkesin okulu benimkinden erken başlıyor malesef. Ben de "madem öyle" diyerek, alıp başımı Kars'a gitmeye karar verdim.

"Neden Kars?" diye soruyor insan. Ne zamandır gitmek istediğim bir yerdi. Gerek Demirkubuz'un Kader'i, gerekse Nuri Bilge'nin İklimler'i beni bu şehre gitmeye heveslendiren filmler oldu (Antrparantez belirtelim, bahsi geçen filmlerden ilkini çok sevdim, ikincisini de bir o kadar sevmedim [Bir başka parantez içinde de antrparantez sözcüğünün Fransızca'da "Parantez içinde" manasına gelen "entre paranthèses" lafından geldiğini, ve antrparantez hâlinde TDK Sözlüğü'nde yer aldığını da belirtelim.
"Antrparantez, pek az hoşlandıklarım muharrirler, ediplerdir."- F. R. Atay.] )

Aslında kalbim Kars'a kışın gitmekten yana. Ama kışa daha var, hazır fırsatım varken şimdi gitmeyi uygun gördüm. Dediğim gibi, kredi kartım cebimde, 8 + 26 saatlik tren yolculuklarımın biletleri ise henüz birtakım bilgisayarlarda kayıtlı. Yarın (çarşamba) akşam Haydarpaşa'dan hareket, Ankara'da birkaç saatlik mola ve cuma akşamı Kars'a varış.

Eh, haydi bana iyi yolculuklar...

*: Umay Umay - Hareket Vakti (Emre Aydın cover'ı da güzel)

1 yorum: