On gün önceki yazımda ismini henüz bahşetmediğim bir filme girmeden önce yaşadıklarımı anlatmıştım yanlış anımsamıyorsam. İşte bu da, merakla beklediğiniz devam yazısı: Sevgili Deniz'in ısrarlı tavsiyeleri üzerine Burn After Reading 'i izlemeye gittim Astoria'ya. Lise yıllarımdan beri hiçbir filmlerini kaçırmadığım Coen Kardeşler'in bu filmini de izlememek olmazdı zaten. Şimdi kontrol ettim de IMDb'den, The Hudsucker Proxy 'den beri tüm filmlerini izlemişim, sanırım bunun üzerine Coen'lerin favori yönetmenlerim arasında yer aldıklarını söylemek doğru olur. Dolayısıyla, eğer sizin için de bir sakıncası yoksa, Burn After Reading'le ilgili yazacaklarımı da Coen'lerin genel filmografisi dahilinde değerlendirmekten kendimi alamayacağım. Film alışık olduğumuz Coen kara mizahını ve senaryo karmaşıklığını içeriyor. Şüphesiz ki kalburüstü bir film. Ne var ki, No Country for Old Men ile yükselen Coen beklentilerimi tam anlamıyla karşılamadı. "Evet am...
Garipseyen, Utandıran, Dikkat eden, İnceleyen, Kopartan blog.