31 Ekim 2007 Çarşamba

Sen de çiz çiz çiz bir kenara...

Tasarımhane'ye yeni katılan arkadaşlarımızla ilk dersimizi yaptık bugün: Temel Tasarım Atölyesi. Ekibin ağzı en çok laf yapan elemanı olduğumdan olsa gerek, dersin işleyişi de benim sorumluluğuma kaldı. Bir nevî hocalık yaptım aslında. Çok öğretici bir pozisyonum yoktu elbette ama yine de yaklaşık 2 saat boyunca konuşup çalışmaları yürütüp yorumlamakla uğraştım. İlgi güzeldi ama biraz bizim deneyimsizliğimizden olsa gerek soyutlamanın tam olarak ne olduğunu anlatamadık, öyle olunca da arkadaşlar gerçekçilikten çok uzaklaşamadılar. Ama arada süper bir biçimde beni çizdiler. Hatta bir ara eser sahiplerinden izin alıp bir-ikisini buraya koysam mı? Hmm, olabilir...

Sonuç olarak iki saatlik bir dersin büyük bir kısmını yürüttüm, aldığım yorumlar da iyiydi. Hocalık eğlenceliymiş. Arkadaşlarımın birer birer akademisyenliğe adım attığı, sevgili Çimen'in laboratuvarında lisans öğrencilerinin omzunun üstünden bakıp "Tcık tcık tcık" yaptığı şu günlerde ben de ucundan kıyısından bulaşmış oldum.

İnsanın topluluk önünde konuşmaktan zorlanmaması güzel bir şey. Ve eğer başkalarına söyleyebileceği üç-beş lafı varsa, bunları söyleyebilmesi daha da güzel bir şey. Paylaşmak güzeldir...

1 yorum: