25 Aralık 2007 Salı

"Blood is my life"


ABD'deki senaryo yazarlarının grevi sonucunda takip ettiğim diziler birer birer sessizliğe gömülmüşken, fakültemizin öğretim kadrosunun bir bölümünün şiddetli tavsiyeleri üzerine Dexter izlemeye başladım. Başladım demişken, bayram tatilinde ilk sezonu bitirdim demek istemiştim...

Konudan kısaca bahsedecek olursak, Dexter içinde dizginleyemediği bir öldürme dürtüsü olan temiz yüzlü bir arkadaşımızdır. Gündüzlerini Miami polisinin adli tıp bölümünde kan analizi yaparak geçiren Dexter, geceleri ise seri katil olarak adam öldürmekte, öldürdüğü insanlardan bir damla kan alıp koleksiyonunda saklamaktadır. Günlerden bir gün Miami'de bir fahişenin ölü bedeni bulunur ve cesette bir damla bile kan yoktur. Soruşturma ilerledikçe Dexter bir taraftan kendi kökenlerini keşfetmeye diğer taraftan ise çevresiyle olan ilişkilerini gözden geçirmeye başlar ve olaylar gelişir... -Ne kadar da cıvık başlayıp gazetelerin sinema sayfasındaki tanıtımlar gibi bitirdim, haddi hesabı yok-

2 yorum:

  1. Önceki gün ben de izlemeye başladım. Güzel diziymiş. Bu arada dvdyi de bizde unutmuşsun.

    YanıtlaSil
  2. evet ama, bir şeyin nerede olduğunu biliyorsan o unutmak değildir.

    bu pek olmadı sanki, hmm...

    YanıtlaSil