28 Ocak 2008 Pazartesi

Think where man's glory most begins and ends,
And say my glory was I had such friends. *

Bilen biliyor, pek tadım yok şu sıralar -biliyorum, "şu sıralar" lafı biraz muğlak oldu (: -. Yaşamaktan da keyif aldığım söylenemez. Nejat Yavaşoğulları da o karga gibi sesiyle "Yaşamaya mecbursun" diye bağırıyor ama sebebini söylemiyor. Bir öğrensem rahatlayacağım ama...

Her neyse, ben günlerimi "Yaşamımın tekrar bir anlamı olacak mı?", "Bir gün eskiden olduğum kadar keyifli bir insan olabilecek miyim?", "Amerikan senaryo yazarlarının grevi ne zaman bitecek?" gibi sorularla geçirirken yaş geldi 24 oldu.

Sessiz, sakin ve olaysız bir şekilde bu durumu göz ardı etmeyi düşünüyordum, ama arkadaşlarım pek izin vermediler. Benim varoluşumu olumlu bir çerçevede değerlendirenler hâlâ varmış demek ki (:

Başta dün akşamı "A night to remember" kategorisine yollayan arkadaşlarım (ve abim) olmak üzere,
  • dün çeşitli sebeplerle yanımda olamasa da telefon, SMS, e-mail yollarıyla doğumgünümü kutlayan arkadaşlarıma,
  • takvime yanlış bakıp altı gün öncesinden kutlamaya başlayan arkadaşlarıma, (:
  • unutup da bugün kutlayan arkadaşlarıma,
  • ve unutup da hiç kutlamayan arkadaşlarıma, [Olay yaratmaya gerek yok (: ]
teşekkür ederim.

*: William Butler Yeats

3 yorum:

  1. ya ben farkında değildim. ajandam da telefonum değiştiğinden değişti. ya da bilinçaltım kısasa kısas tepkisi vermiş de olabilir bilemiyorum. neyse. nice mutlu yıllara.

    YanıtlaSil
  2. kısasa kısas demek, hadi bakalım (: ya aslında ben senin doğumgününü unuttuğumu fark ettikten sonra "bari 22 ekim'de kutlayayım, sevimlilikle kurtarmaya çalışırım" demiştim ama sonra onu da unuttum işte (:

    o değil de, ben esas doğumgünü benimkiyle aynı olan bir dostunkini unuttum ki, feci utanıyorum...

    YanıtlaSil
  3. ben de farkında değildim aslında toplanıcaz deyince uyanmam lazımdı ama bir kez daha olduğu gibi uyanamamışım.

    YanıtlaSil