17 Şubat 2008 Pazar

Tombe la neige, tu ne viendras pas ce soir

Güneş doğmamış zaten, hava da soğuk. Bir de kar yağmaya başlıyor lapa lapa. Kafanı yukarı kaldırıp "Arkadaşım, nisandayız! Sen ne karından bahsediyorsun?" diye itiraz etmek istiyorsun, edemiyorsun. Kuzeydesin...


Bu satırlar geldi geçenlerde aklıma, İstanbul'da kar yağarken. 11 Nisan 2007 sabahı Helsinki Garı'nın önünde havaalanı otobüsünü beklerken karalamıştım defterime. Saat sabahın beşini biraz geçiyordu.

Bu seyahatin fotoğraflarını koymuştum geçenlerde flickr sayfama. O fotoğraflara eşlik etmesi için yazdığım bir gezi yazısı da vardı. Bizim fakültedeki arkadaşlar Milliyet'in Gencim ekini hazırlarken kullanmışlardı.

Aslında bir ara üşenmesem de o yazıyı düzenleyip buraya koysam... Diğer seyahatlerimin fotoğraflarını da düzenlesem de flickr sayfama koysam... Odamı da toplasam... İnsanlar da el ele tutuşsa... Hayat da bayram olsa...

2 yorum:

  1. Sevgili Dostum Berk Sarper Şenol,

    Tabii yahu, yayınlasana o meşhur İskandinavya notlarını... Blog şenlensin...

    Bu karlı havalarda cebinde 20 ruble olması nedeniyle soğuk otel odasından çıkmayan sevgili dostun Tolga Fyodor Uykenic

    YanıtlaSil
  2. Sevgili Dostum Fyodr,

    Çektiğin sıkıntılar yüreğimin derinliklerinde birer soğuk rüzgâr gibi estiler. İstedim ki dört atlı bir araba tutayım, koşayım yanına, derdine derman olayım. Gel gör ki benim sıkıntılarım da başımdan aşkın. Bildiğin gibi konağı satmak zorunda kaldım. Şimdi şehir içinde bir dairede, yaşlı bir kadının kiralık bir odasında yaşıyorum. Konaktan gelen para da suyunu çekmek üzere. O eski şaşaalı günlerimden geriye bir tek rengi solmuş şu robdöşambrım kaldı sevgili dostum.

    Umut ederim ki kader önümüzdeki günlerde sana, bana davrandığından daha merhametli davranır,

    Dostun BSŞ

    YanıtlaSil