8 Eylül 2008 Pazartesi

Google Chrome'un hayatımızdaki önemi üzerine bir kompozisyon (Bugün okullar açıldı lan...)

Google Chrome'dan geçen hafta bahsetmiştim. Aslında perşembe günü de hızlı bir değerlendirme -Gavurun "Quick&Dirty" dediği türden- yapmak istiyordum ama vakitsizlikten bugüne kaldı.

Tabii, bu kadar gecikince, zaten yazılacak pekçok şey yazılmış çizilmiş oldu:
  • Hızlı
  • Eksikleri var
  • Zaten henüz beta

Bildiğiniz gibi alışmış kudurmuştan beterdir, ben de Opera alışkanlığımı yakın zamanda değiştirecek değilim. POP3 email desteği olsun, mouse gestures olsun bunlar kolay vaz geçebileceğimiz özellikler değil. Diğer taraftan, ajanstayken Photoshop sürekli açık durduğundan, bilgisayarı daha az zorlamasından dolayı çoğunlukla Chrome'u kullandığımı belirteyim ve hatta bu yazıyı Chrome'da yazdığımı da ekleyerek bu paragrafa bir nokta koyayım.

Chrome'un beni en çok cezbeden özelliğini anlatmak istiyordum aslında bu yazıda, o da şu: herhangi sayfa açıkken o sekmeyi tutup dışarı sürükleyebiliyorsunuz. O zaman ne oluyor, o sekme kendi penceresinde bağımsız ve hatta adres satırı olmadan, kendisi bir uygulamaymış gibi çalışabiliyor. Siz bu sayfa için masaüstünüz olsun, efendime söyleyeyim başlat menünüz olsun istediğiniz yere kısayol da koyabiliyorsunuz. Diyelim ki -benim de yaptığım gibi- e-posta sayfanız hep açık olsun istiyorsunuz. İşte bu dediğimi e-posta sayfanıza uyguluyorsunuz, daha sonra o kendi kendisine bir programmış gibi takılıyor. Başka sayfalarla, sekmelerle muhatap olmuyorsunuz. Ne güzel...

1 yorum: