28 Nisan 2008 Pazartesi

Ben bugün bunu yaptım

Durağa yaklaşan otobüsü görüp koşmaya başlamak ve hızını alamayıp otobüsü geçmek ve geriye doğru yürümek zorunda kalmak ve bunu hemen paylaşmayı isteyip cep telefonundan blog yazmak...

26 Nisan 2008 Cumartesi

7

Beethoven'ın 7. senfonisi (ikinci kısım)
Berlin Filarmoni Orkestrası, Şef Herbert von Karajan



The Fall filminin jeneriğinde ve fragmanında da çalmakta.

23 Nisan 2008 Çarşamba

Thursday doesn't even start*

İskandinav mitolojisindeki dostumuz yıldırım tanrısı Thor'u bilirsiniz. Kuzeyde Tor adıyla anılan bu arkadaşımız aynı zamanda Roma Mitolojisi'ndeki Jupiter'e denk düşmektedir. Roma takviminde haftanın dördüncü günü olan perşembe Jupiter'e adanmıştır ve latin kökenli dillerde bu durum görülebilir (lat. Jovis Dies, it. Giovedi, fr. Jeudi, isp. Jueves vb.). Benzer şekilde de kuzeyde bu gün Tor'a adanmış olup Norveççe, İsveççe ve Danca'da Torsdag diye anılmaktadır. İngilizce'ye de buralardan geçip Thursday ismini almıştır (alm. Donnerstag).

Biz ise Pazar gününü haftanın başlangıcı sayan Fars kültürünün etkisiyle, Farsça'da beşinci gün anlamındaki Penc-şenbe'den gelen Perşembe kelimesini kullanmaktayız bu gün için.

Buna yakın kullanımlar da şu şekilde:
Kürtçe: Pêncşem, Tatarca: Pänceşämbe,
Özbekçe: Payshanba, Azerice: Cümə axşamı

Yunanca'da da Perşembe günü için "beşinci" anlamına gelen Πέμπτη (Pempti) sözcüğü kullanılmaktadır.

(Aslında pek çok kültürde Pazar haftanın başlangıcı sayılmakta. Musevi-Hıristiyan kökenli kültürlerde bu olduğu gibi Arapça'da da Pazar haftanın ilk günü sayıldığından İslam kültürüne sahip ülkelerde de bu benimsenmiş.)

Sonuç olarak, perşembe güzel bir gündür, sevelim.


*: The Cure - Friday I'm in Love

22 Nisan 2008 Salı

Hayret

Bugün Ekşi Sözlük'te dolanırken bir entry'ye rast geldim, "Ahahah, tam da benim düşündüğüm şeyi ne güzel yazmış" dedim ve oy vermek istedim. Oy verme düğmelerini bulamayınca bir daha baktım ve aslında o entry'nin üç yıl önce benim tarafımdan yazıldığını fark ettim. Kendi yazdığım şeyi unuttuğuma mı yanayım, aradan üç yıl geçtikten sonra kendi kendimi hâlâ güldürebildiğime mi sevineyim yoksa bütün bu kendimi beğenmişliğimle bu yazıyı mı sonlandırayım, bilemedim...

13 Nisan 2008 Pazar

Film görmeye giderken kravat takmak üzerine ziyadesiyle serbest bir deneme

Yoğun bir haftaydı Öyle ki bundan tam bir hafta önce katılmış olduğum miting çok uzak geliyor şimdi Öyle ya o mitingin ardından 4 günde 14 tane film izledim Biplob'a ayıp oldu Kitano da resmen beni yedi bitirdi Eğer sıra başında oturuyor olsaydım Kitano'nun filmi hayatımda sinemadan yarısında çıktığım ilk film olacaktı Bu ünvana henüz layık olabilmiş bir film yok yani Ama şu ana kadar izlediklerim arasında en kötüsü Dumanaltı'ydı ki Samet beni uyarmıştı önceden çok kötü diye Dinlemediğim için çok pişmanım Düşüş ise bu festivalde izlediğim en iyi film şu anda 4 gün boyunca karanlık sinema salonlarına kapandıktan sonra kendimi dışarı atınca birden hayatı kucaklamak istedim Hayat da şu sıralar kucaklamaya ve kucaklanmaya açık bir tavır sergiliyor sanırım Güzel bir gün nedir artık hatırlamamaya başlamışken çok güzel bir gün geçirdim zira See the world in green and blue Garson harakiri yapsaydı keşke Takip eden günler de fena değildi Uzun zaman sonra bir de Pano'ya uğradık ve hâlâ hatırlandığımızı fark ettik Taksim ne de kalabalıktı öyle ve Marc Caro filmden sonra nereye kayboldu o kadar da kravat takmıştım Pano'da da fado çaldı dün ilginçti Filmden önce de bir anektod anlattım adet olduğu üzere Sanırım detaylara çok takıldığım için bir olayı anlatmam da bu kadar dikkat çekici oluyor Bazen detaylara boğduğum da oluyor ama yapmamaya çalışıyorum Ama o olay da ne garip bir şeydi cayır cayır hırsız alarmı çaldı binada bir allahın kulu duymamış hayret Garsonlar neden inatla kağıt kalem kullanmıyorlar bazı yörelerde Siparişlerin hepsini iki kere sorup bir de bir tanesini unutmak kötü bir şey sonuçta Karnım acıktı kalkıp kahvaltı etmeliyim sonra da duş alıp çıkacağım zaten Mantarlı patatesi merak ediyorum sosyal baskı yüzünden sebzeli lazanya yedim Dün yediğim şey de fena değildi ama hafta boyunca sanırım en güzel yemeğimi Ağa'da yedim Noktalama işaretlerimi kaybettim galiba gören var mı Doktor bey ben çıkıyorum artık görüşürüz sonra

Aha birini buldum galiba.