13 Şubat 2009 Cuma

12 Şubat akşamı bir film izledim...

Dün ajansta motor yağlarından bahsederken konu döndü dolaştı ve saygıdeğer iş arkadaşım Aycan Bey bir film tavsiye etti bana. Kendisinin tavsiyesine uyarak filmi izledim.

Cashback, İngiliz yapımı bir film. Ziyadesiyle keyifli. Film, anlatım biçimi dediğimiz şeyin ne kadar önemli olduğunu gösteren en güzel örneklerden biri benim nazarımda. Zira, hikayeye, olay örgüsüne ve karakter gelişimlerine baktığınızda bir salı akşamı TV'de yayınlansa kanal değiştirtecek kadar klişe bir hikaye varken film, bu hikayeye "zamanı durdurma yeteneği" gibi doğaüstü bir özelliği gayet dozunda ve tadında ekleyerek seyir keyfini sekize katlıyor.


"Bu filmi bugüne kadar neden ben duymamışım?" diye hayıflandım ilkin. Sonra gösterime girdiği tarihe baktım: Mayıs 2007 imiş. Yani benim Norveç'e gidip bir nevî kendi hayatımda zamanı durdurduğum dönemmiş. Tabii dönünce zamanın aslında durmadığını insan görüyor. Zira değişmeyen tek şey değişimin kendisidir ve aynı nehirde iki defa yıkanamazsın ve de güneş balçıkla sıvanmaz.

2 yorum:

  1. hatun güzel tamam ama bana sırf blogun ratingini artırmak için kullanılmış gibi geldi, hürriyetin arka sayfa hatunları gibi:p

    YanıtlaSil
  2. Aykan'ın yorumu tek kelimeyle muhteşem. Ve kendisine katılmamak elde değil :)
    Filmi silme de gelince (oha be) izleyek...

    YanıtlaSil