30 Mart 2009 Pazartesi

Hafif Türk Musikisi dinledim bu haftasonu...

Geçen hafta perşembe günüydü. Evvelki günlerde gece yarısı civarında çıktığım ajanstan 20.00 civarında çıkmış, eve gitmeden önce Kanyon civarında takılıyor idim, belki cep telefonundan Cemile'ye ulaşır da yakınlardaysa bir akşam yemeğine ikna edebilirim düşüncesiyle -Ulaştım ama yakınlarda değilmiş-.

D&R'de gezinirken, bir süredir aklımda olan 3 adet CD'ye gözüm takıldı, alayım dedim, aldım. Gelin görün ki bu CD'lerden beklediğim verimi alamadım takip eden günlerde. İzninizle, görüşlerimi paylaşayım:

Nil'in yeni albümü Nil Kıyısında'dan başlayalım. Bir önceki albümünü bayağı sevmiştim, dolayısıyla beklentilerim de yükselmişti. Bu albüm, önceki kadar iyi gelmedi bana. Yine keyifli, buna şüphe yok. Ancak önceki kadar etkileyici melodiler ve sözler bulamadım. Özellikle sözler, "Nil tarzı samimiyet" ile "tamamen deli saçması" arasındaki sınıra yaklaşmış gibi geldi. Sonuç olarak yine de güzel, keyifli, favori şarkım: "Aşkımız her zamanki gibi tehlikede". Sükunet dolu şarkılardan "Yalnız kalpler de atarlar" da dikkat çekici.

Müslüm Gürses'in Türk entelijansiyasına bir adım daha yaklaştığı albümü Sandık'tan bahsetmeden önce şu yazıya bir link verelim: Müslüm Baba'nın 'Sandığı', Radikal 2. Albüm güzel, ama yine Nil'de hissettiğim gibi, bir önceki albümün (Aşk Tesadüfleri Sever) başarısına ulaşmadığı inancındayım. Bundaki en büyük sebebin de prodüksiyonda, özellikle de düzenlemelerde biraz özensiz davranılmış olması olduğunu düşünüyorum. Düzenlemeler üzerinde çok uğraşılmamış, sanki albüm deadline'a yetiştirilirken "Neyse, bunlar da böyle kalsın artık" denmiş gibi duruyorlar. Şarkıların düzenlemelerinin ciddi bir biçimde yeniden yorumlanmış olmasını beklerdim. Yine de güzel bir albüm. Sırf "Tutamıyorum Zamanı" için bile dinlenir. Ceza'yla düet yaptığı "İtirazım var" da yine öne çıkan parçalardan.

Son olarak da, Bora Uzer'in, B.1'ine değinelim. Ajanstan değerli arkadaşım Yasin Bey'in "Çok şahane, muhtemelen Türkiye'de yapılmış en iyi albüm falan olacak" laflarına kanıp aldığım bu albüm, adeta ağzımda kekremsi bir Kenan Doğulu tadı bıraktı. Hani, halihazırda vasat bir filmin "Ne gereği vardı ki?" diye karşıladığımız bir remake'i gibi -Sevgili Aycan Bey'in naçizane örneği: "Yeopgijeogin geunyeo" ve "My Sassy Girl"-, 90'ların başı Türk Pop'unun tozu alınmış bir versiyonu gibi geldi bu albüm bana... (Alacağın olsun Yasin!)

Sonuç: Türk müzik piyasasında son zamanlarda meydana gelen en şahane şey hâlâ Yasemin Mori (:

5 yorum:

  1. Nil'de ve Müslüm Baba'da yaşanan durum çok normal aslında, insanlar yeni bir tarz deneyip tutunca aynı şekilde devam etmeye çalışıyorlar ama bir süre sonra eski kalite ve yoğunluğunu yitiriyor bunlar, çünkü ilk seferde yeni bir motivasyon, yaratıcılık ve heves oluyar ancak diğerlerinde hedef yalnızca maddi olarak başarıyı tutturma, bir nevi zoraki oluyor da diyebiliriz.

    Yasemin Mori bence de gayet başarılı ama o konuda da iki çekincem var. İlki, müziksel başarısı ve kalitesinin var olanın da üstünde algılandığına inanıyorum. Evet şarkıları da klipleri de kendine has ama, kesinlikle müzikte herhangi bir çığır açmış değil bence. İkincisi ise bir sonraki albümünü de görmek lazım kendisinin müziğin başına gelen şahane birşey olup olmadığını anlamak için. Tek albümlük çok yıldız tanıdık çünkü.

    Bana kalırsa yeni isimlerden Sıla başarılı sayılabilir (ki kendisi piyasada yeni değil sadece insanlar solo albüm yaptığı için yeni tanıyor). Ben de senden esinlenerek son aylarda çıkan bütün albümlere baktım da, kayda değer yeni bir isim kesinlikle yok. Bu da ne demek? Piyasa kendini bana hazırlıyor :D

    YanıtlaSil
  2. Nil Kıyısında: Aslında ben tam tersini düşünüyorum. Bu albüm bir öncekinden daha çok hoşuma gitti benim. Belki de bir öncekini es geçtiğim, pek takmadığım için. Sanki uzun zaman sonra yeniden sürekli Nil dinler oldum. Bu albümde içten içten psikopat bir tını var sanki. Özellikle Seviyorum ve Ne Garip Adam şarkılarında. Sevdim kısacası.

    YanıtlaSil
  3. ayrıca 'Bir miktar bloga' neden ulaşılamıyor bu blogdan?

    bunu yayınlamasan da olur tabii.

    YanıtlaSil
  4. Bora Uzer'i ezelden beri takip ediyorum. Keşke bana da sorsaydın :) Her ne kadar adamı sevsem de albümünde dinleyecek ve sevecek 4 şarkı buldum.
    Öte yandan Yasemin Mori'ye bi' türlü ısınamamış biri olarak Berivan'ın albümünü getirip (Hayır, Berivan albüm çıkartmadı. Yasemin Mori'nin albümünü getirdi :P) burnuma dayamasıyla o günden beri ne dinlersem zevk alamıyorum! 9'unda Babylon'da konseri var. Seni de bekliyoruz ;)

    YanıtlaSil
  5. Toplu cevap silsilesidir:

    @A. A. : Söylediğin hadise Müslüm Baba için geçerli olabilir, ancak Nil'de şöyle bir durum var: Önceki tarzına takılıp kaldığı için değil, bence üzerinde yeterince özenilmemiş bir farklılaşma yakalamaya çalıştığı için beni çok açmadı. Hani, albüm biraz farklı ama o farklılaşmayı haklı çıkaracak kadar farklı değil (: Bir şeyi yapıyorsan tam yap kardeşim...

    @deniz kabuğu : Seviyorum Sevmiyorum bence de güzel ama Ne Garip Adam beni o kadar da açmadı. Bir de her ne kadar keyifli olsa da şarkıların çoğunun bir marş / tribün tezahüratı ritmine sahip olduğunu hissediyor ve bir miktar kıllanıyorum. "Bir miktar blog" bozulmuş, düzelttim. Bu arada fark etmişsindir ki yorumlarda artık onay mekanizması yok (:

    @Helixset : Bileydim Bora Uzer'i sana sorardım, orada Yasin'in kazığını yedim. Sen sevecek dört şarkı bulmuşsun, ben muhtemelen 4 şarkı bile dinleyemedim (: Ayrıca, Yasemin Mori konseri biletimi daha geçen hafta aldım ben, artık görüşmek dileğiyle...

    YanıtlaSil