2 Mayıs 2010 Pazar

BCN - Bölüm 1:
Münih Havalimanı'nı kaç saniyede koştum?

"Kül bulutları dağılır mı? Lufthansa yine grev yapar mı?" gibi endişelerin gölgesinde geçen coşkulu bir haftanın cuma sabahında, TBMM'nin kuruluşunun tam da 90. yıl dönümünde İstanbul'dan Münih aktarmalı bir şekilde Barselona'ya doğru yola çıktım. Gece sadece iki saat uyumuş olmamdan mütevellit, Münih uçuşunu kahvaltı servisi haricinde uyuyarak geçirdim. Uyandığımda planlanmış iniş saati gelmişti ancak biz hâlâ havadaydık. Münih'teki aktarma sürem sadece bir saat olduğundan bu durum beni bir miktar kıllandırdı. Yaklaşık 15 dakikalık bir gecikmeyle Münih'e indik. Uçaktan inmemle birlikte koşmaya başladım.

İlk kontrol noktam, orta düzeyde bir kalabalık içeren pasaport kontrol gişesi oldu. Alman polis memuru seyahatimle ilgili her detayı -Cebimdeki paranın miktarına dek- öğrendikten sonra tatmin olmuş bir şekilde pasaportuma damgayı bastı, ben de ikinci kontrol noktam olan güvenlik kapısına doğru koşmaya devam ettim.

Güvenlik kontrolündeki memur çantamdaki fotoğraf makinesini görmek istedi, çıkardım, açmamı istedi, açtım, kontrol etti, vizörden bakıp elini objektifin önünden geçirdi. Bütün bu süreç dahilinde yanında duran, tahminimce işe yeni başlamış olan, bir başka elemana "Şöyle yapmalısın, böyle yapmalısın" şeklinde yaptıklarını anlatıyordu.

Üçümüz de fotoğraf makinemin herhangi bir tehlike arz etmeyeceğinden emin olduktan sonra bendeniz, önce kemerimi takıp, ardından ceketimi giydim ve çantamı da alarak koşuma kaldığım yerden devam ettim. Son kontrol noktasında beni güleryüzlü bir Lufthansa çalışanı karşıladı, yetiştiğimi söyleyip biniş kartımı makineye okuttu, ben de koşuma son verip körüğün başından uçağa kadar olan son etabı tempolu bir yürüyüşle tamamladım. Oturmuş ve kemerlerini bağlamış yolcuların bakışları altında yerime geçtim ve uçağın kapısı kapandı.

Barselona'ya ulaştığımda acı bir gerçeği öğrendim: valizim benim kadar hızlı koşamadığından olsa gerek, bir sonraki Barselona uçağına kadar Münih'te kalmayı tercih etmişti.

Münih - Barselona arasını Murakami'nin What I Talk About When I Talk About Running isimli kitabını okuyarak geçirmiş olmama sadece hoş bir tesadüf olarak bakıyorum.

Münih - Franz Josef Strauss Havalimanı'nda Lufthansa'nın bini bir para...
(Photo by: Felix Gottwald @ Airliners.net)

1 yorum:

  1. BCN 2 ve 3'te bu yaziya link varken, burada da onlardan haberimiz mi olsa sanki...

    YanıtlaSil