1 Ekim 2011 Cumartesi

ABD Seyahati Bölüm 1: Yemeklerimi mobil severim

30 Eylül 2011, saat TSİ 18:55, Sofya ile Saraybosna arasında bir yerlerde, havadayım. Bundan 10 saat önce sabah müşteriye sunuma gitmek için evden çıkarken bu saatte burada olacağımdan habersizdim. 

Sanırım biraz başa almak gerekecek. Her şey Deniz Hanım'ın yüksek lisans tezini makaleleştirip New Jersey dolaylarındaki bir konferansa göndermesiyle başladı. Ben de bir seyahat arkadaşı olarak kendisini 4 yıl öncesinden beri sevip saymakta olduğumdan "What the hell, I've never been to the US man" diyerek iki haftalık bir seyahat planladım. Dedim ki önce Chicago'ya gidelim, oradan da New York'a geçer gezeriz, "Tamam" dedi Deniz de, planlamamızı yaptık. Ben dedim ki 1 Ekim'de Chicago'ya uçarım, 6'sında NYC'ye geçeriz, 15'inde de oradan döneriz. 

Abimin THY çalışanı olması sayesinde ziyadesiyle makul bir fiyata IST-CHI ve NYC-IST biletleri aldım, biletlerin bir adet defosu var, o da sadece stand-by olmaları. Yani, biletin geçerli olduğu bir yıl içinde herhangi bir gün uçmak mümkün, uçakta yer olduğu takdirde. 

Perşembeye dönelim: iş çok yoğun, cuma sabahı önemli sunum var ve sevgilime verdiğim ve bozmak istemediğim de bir akşam yemeği sözüm var ve cumartesi sabahı da Chicago'ya uçacağım. Gün boyu çalışıyorum, akşam Deren'le buluşuyoruz, Kanyon'da bir akşam yemeği yiyoruz ve ben sonrasında ajansa dönüyorum. Nihan ve Ayşe'yle birlikte sunumu bitirdiğimizde saat 03:00, eve gidiyorum, yatıyorum. 

30 Eylül Cuma sabahı saat 8:55, toplantıya giderken takside kahvaltımı ediyorum. Saat 10:15, Dudullu'da sunum yapıyorum. 11:30, sunum çok beğenilmiş, teşekkürler ediliyor, ofise dönmek üzere yola çıkıyoruz. 11:35, abim arıyor, "Yarın sabah Chicago yerine bugün 17:15 NYC uçağına yetişmen mümkün mü" diyor, "WTF?" diyorum (ABD'ye gidiyorum ya, maksat ağzım alışsın), abim de diyor ki "Yarın ve öbürgünkü CHI uçuşları ağzına kadar dolu, bu akşam NYC'ye git yarın oradan Chicago'ya geçersin, şu anda en kesin yol bu". 

İstanbul trafiğinde Dudullu'dan Şişli'ye geçiyoruz, saat 12:50 ofisteyim, 13:05 çıkıyorum, 13:30 evdeyim. Çanta toplamaya başlıyorum, Deren geliyor sonra. 14:15, evden çıkıyoruz, sağanak altında sırılsıklam olarak arabaya koşuyoruz. Etiler'de önce iki banka ardından da biz döviz bürosunu ziyaret ediyorum. Havaalanı yolunda Merter'de benzin almak için duruyoruz, benzinciden bir sandviç alıyorum ve öğle yemeğimi de Deren'in arabasında yiyorum. 

Saat 15:55, Deren beni havaalanına bırakıyor. ABD uçuşu öncesinin zorlu işlemlerine Chicago biletimin NYC biletine evrilmesi süreci ekleniyor. Check-in, harç pulu, pasaport kontrolü, güvenlik vb. derken annemleri arayıp güle güle demeye bile fırsat bulamadan kendimi uçakta buluyorum. 

Saat TSİ 19:44 oldu, Sedef Hanım'ın tasarlamış olduğu In Flight Entertainment System'dan baktım, İtalya'nın kuzeylerindeyiz, yakında Fransa'nın üzerinde uçmaya başlayacağız. Yemek servisi de yapılıyor, o yüzden seyahatimin ilk yazısı burada sona eriyor. Bugünün üçüncü öğününü de hareket hâlinde yemesem bir şey eksik olurdu zaten.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder