1 Ekim 2011 Cumartesi

ABD Seyahati Bölüm 2: İlk izlenimler

Saat farkından dolayı biraz kafam karışık ama sanırım ABD'ye geleli sadece 10 saat oldu. Bu kısa süreye çok şey sığdırdım desem yalan olur. JFK'e indikten, pasaport kontrolden geçip bagajımı aldıktan sonra bir taksiye atladım ve İstanbul'da uçağa binmeden önceki son dakikada booking.com iPhone uygulamasından rezervasyon yaptırdığım otele gittim. Son dakikadan kastım gerçekten son dakika, işlemi tamamladığımda körükteydim.

Bilenler bilir, İstanbul'da en abuk subuk taksiciler hep bana denk gelir. O yüzden NYC'de de ilk bindiğim taksicinin yolu bilmiyor olması beni çok da şaşırtmadı. Beni şaşırtan, bir NYC taksisinde GPS olmaması oldu. Queens'in ara sokaklarında kısa bir tur attıktan sonra abiyle birlikte kapı numaralarına baka baka 112-23 Roosevelt Avenue'yü bulduk ve yaklaşık 7 saatimi geçireceğim Corona Hotel'e yerleştim. Otele dair söylenecek pek bir şey yok aslında, ziyadesiyle standart, İstanbul'daki çift kişilik yatağımın bir buçuk katı genişliğinde bir yatağı olan bir odada gecemi geçirdim (Inside joke: "7 kişi yatarız biz burda").

Uykum olmasına rağmen doğru düzgün uyuyamadım, yol jet-lag falan derken biraz saçmaladı sanırım bünye. 5:30 gibi kalktım, Türkiye'de saat öğlen olduğundan telefon & skype görüşmelerimi yaptım, duşumu aldım ve otelin ücretsiz sağladığı araçla LaGuardia'ya geçtim. 

Sonrası standart havaalanı prosedürleri işte... Check-in, bagaj teslim, güvenlikte ayakkabıları çıkarma derken Spirit Airlines'ın NK847 numaralı uçuşuyla Chicago yoluna vurdum kendimi. THY'deki gibi bir harita olmadığımdan önümde nerelerde olduğumuzu bilemiyorum. Ben diyeyim Boston, siz deyin Connecticut (Alakası yok) ...

Başlıkta ilk izlenimler demişim, bari biraz izlenim de yazayım (:

Dizilerden ve talk-show'lardan aşina olduğumuz "standart" Amerikan aksanını henüz duymadım. Hatta pasaport polisinden taksicisine, muhattap olduklarım arasında henüz bir WASP olmadı (Şaşırmadım).

iPad'ler "Kızılay dağıtıyor galiba, ehe ehe..." esprileri yapılacak kadar yaygın. Ben bu satırları yazarken yanımdaki abi de iPad'inde Angry Birds oynamakla meşgul mesela. 

Standart bir Amerikan arabası olarak Lincoln Towncar'lar inanılmaz yaygın. Sabah beni LaGuardia'ya bırakan araç da bu modeldeydi. Bizdeki karşılığı "durak taksisi" olabilecek Taksi&Limuzin hizmeti veren araçların neredeyse tamamı bu modelde galiba. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder