Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Pazar sabahı keyfi...

"Uzun zamandır bu tarz bir pazar sabahı keyfi yapmamıştım" diye düşündüm bu sabah hafiften bir pazar sabahı keyfi yaparken. "Hafiften" dememin iki sebebi var, birincisi bunu düşünürken öğleden sonra olmuştu bile, ikincisi ise bunu düşündüğüm noktaya gelene kadar akşamdan kalmalığın ağır etkileriyle baş etmekteydim... 12 civarı artık daha fazla uyuyamayacağımı farkedince kalktım ve bir duş aldım. Evin her odasında uyuyan birileri olduğundan giyinip, kitabımı alıp yavaşça dışarı süzüldüm. Önce, neredeyse her akşamdan kalma pazar sabahımda yaptığım gibi börekçiye gittim. İlginçtir, ilk defa bugün börekçiye yalnız gittim. Daha önce evin geri kalanından daha erken uyandığım olmamış anlaşılan... Börekçide her hafta görmeye alıştığım keyifli garson bu hafta yoktu. Gençten, tıfıl bir çocuk aldı siparişimi ama o da aynı diğeri gibi, başka bir dilin dilbilgisinden ödünç alınmış gibi duran şu cümleyi mutfağa doğru bağırmaktan geri kalmadı: "Çay bir yap". Akşamdan ...

Bugün 19 Ocak...

...ve benim kalbim sıkışıyor üç yıl öncesini hatırladıkça. O kadar ki, artık bir şey söyleyemiyorum. Ancak, bir sene önce yazdıklarımı tekrarlayabiliyorum: 2 yıl oldu, ne oldu? İki yıl önce, 19 Ocak günü. Norveç'e geleli 13 gün olmuş, Türkiye'ye dönmeme daha beş ay var. Bunlar yetmezmiş gibi birtakım kişisel sebepler var: keyifsizim. Önce Ekşi Sözlük'te görüyorum, inanmak istemediğimden olsa gerek, inanamıyorum. Ntvmsnbc'yi açınca, mecbur, inanıyorum Hrant Dink'in katledildiğine. Bütün gün odadan dışarı adım atmıyorum. Akşama doğru kağıdı kalemi alıp bir mektup yazıyorum, bilinmeyen bir alıcıya. "Bu ülkeyi sevmek hiç bu kadar zor olmamıştı" diye yazdığımı hatırlıyorum pek çok şeyin arasında. "... ve bu ülkede bir şeylerin iyiye gideceğine dair umudum neredeyse tükendi". Bunu yazmak bana neredeyse elle tutulacak kadar keskin bir acı veriyor ama, görüyorum ki şu iki senede ne bu ülkede ne de benim hislerimde bir şeyler iyiye gitmiş. Bilaki...

Geleneksel yılbaşı yazısı

Çocukken, ama bayağı çocukken ilkokuldan da evvel, annemin ofisine gittiğimde, annem beni oralardaki bir tostçuya götürürdü bazen. Muhtemelen ufak tefek bir büfeydi ama benim aklımda sadece tost kalmış, annem o yaşta sosisli yedirmiyormuş demek ki bana... Neden bilmiyorum o tostlar bana inanılmaz lezzetli geliyordu. Muhtemelen ortalama bir büfe tostundan pek bir farkı yoktu ama çocuk salaklığı işte, evde yediğinden farklı bir şey yiyince heyecanlanıyor... Az önce şöyle hafif acıkır gibi oldum, aşağı indim, köşedeki büfede bir tost yaptırdım. Yukarı çıkıp bilgisayar başında tostumu yerken aklıma yukarıda anlattığım hadise geldi. Gördüğünüz gibi tamamen anlamsız bir süreç. Tıpkı yılbaşı gibi (: Her ne kadar anlamsız olsa da insanda ufaktan bir heyecan yaratıyor şu yılbaşı hadisesi. Önceki yılların aksine, 2009 benim için çok da kötü bir yıl değildi. Sonlara doğru daha da iyiye gittiğini hesaba katarsam, 2010'a biraz keyifli ve heyecanlı girdiğimi söyleyebiliriz.. 2008'in aks...

Birtakım fotolar

Hamburg 04 - St. Pauli Originally uploaded by bssenol flickr sayfama , 2007'de Norveç'ten dönerken yaptığım Avrupa seyahatim esnasında çektiğim fotoğrafların bir kısmını yükledim (Evet, iki buçuk yıl sonra...) Bir göz atın bari, setin tamamı şurada ... Şu yukarıdaki fotoğrafı da nedense pek sevdim, çok bir özelliği olduğundan da değil ama işte...

Ne içtiğimizi bilelim...

Coffee Drinks Illustrated Originally uploaded by twoeyes

25 Kasım 2009 KESK Grevi

Belki duymuşsunuzdur, bugün, yani 25 Kasım 2009 Çarşamba günü, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu grev yapacak. "Belki duymuşsunuzdur" diyorum, zira şu anda, yani greve saatler kala, Milliyet, Hürriyet, Habertürk ve Ntvmsnbc sitelerinin manşet kısımlarında grevle ilgili bir tane habere rastlamak mümkün değil. (Rastlayabileceğiniz haberler arasında şunlar var: Kaddafi'nin çadırı, kolonya kokusu yüzünden işini kaybeden TV sunucusu, modern zamanların en seksi reklamları, sonbaharda gidilecek yerler vb.) Vatan'ın sitesinde manşet kısmında ise, grev lafı geçmiyor ama "Yarın için tedbirinizi alın" başlığı mevcut, tıklayınca açılmayan bir sayfaya gidiyor. Ne hoş... Bir ara, öğleden sonra gibi, Ntvmsnbc'de başbakanımızın "Grev yasal değil" gibi bir açıklaması belirdi ama, şu anda o da görünmüyor... Hal böyle olunca, bu bloga yolu düşebilecek üç-beş kişinin bari biraz bilgisi olsun dedim. Arkadaşlar, yarın KESK greve gidiyor. (KESK'e ü...

Ne düşünüyorum?

Deniz Hanım'ın son yazısından hareketle... Her sabah gardrobun karşısına geçip de ne giyeceğime karar verirken hayatın çok zor olduğunu düşünüyorum. Haliç'in üzerinden geçerken İstanbul'un çok güzel bir kent olduğunu düşünüyorum. Uzun bir süredir Kadıköy'e geçmediğimi düşünüyorum. Hayatını bir insan olarak sürdürmenin çok büyük bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum. Herhangi bir yemeği ellerimle yerken, milyonlarca yıllık evrim sürecine saygısızlık ettiğimi düşünüyorum. Genellikle "Keşke" diye düşünmüyorum, ama arada bir "Acaba" diye düşünüyorum. Yaşadıklarımdan çok şey öğrenmiş olsam da, hâlâ çok az şey bildiğimi düşünüyorum. Bir de, galiba artık yatsam iyi olur diye düşünüyorum...