28 Haziran 2008 Cumartesi

Karışık işler...

"Année Universitaire 2007-2008 candidat au diplôme de licence" belgesi. Mezuniyet denilen hadisenin yanında o çok bilindik bilinmezlik duygusunu getirmesi ve benim şu gün (yani dün) itibariyle hayatımda olmayı tasavvur ettiğim noktadan ziyadesiyle uzakta olmam.

Bir iş bulup çalışmaya başlayacak olma düşüncesinin en az işsizlik kadar can sıkıcı görünmesi, haftaya -umarım- iş görüşmesine gidecek olmam ve CV'mi gönderirken mailin altında adresini silmeyi unutarak bu blogu da muhtemel/müstakbel işverenime de göndermiş olmam (sevgi ve saygılarımla).

En yakınımdaki insanların ikisinin -biri hemen yarın olacak şekilde- yurtdışına, birinin de askere gidecek olması.

Bodrum'un 460 km güneyde ve 4 gün geride kalmış olması.

25 Haziran 2008 Çarşamba

Bodrum'dan dönüyorum...

Hatta bunu da Varan Susurluk tesislerinden yazmaktayım... Açıkçası en çok bu sefer dönesim gelmedi Bodrum'dan, hem tatil çok keyifliydi, hem de İstanbul'un koşuşturmacası, mezuniyet, iş bulma vb. gibi işler böyle birden çok uğraştırıcı geldi. Yakın zamanda çalışmaya başlarsam uzunca bir süre Bodrum'a gidemeyeceğimi bilmek de cabası...

Ya işte, İstanbul'la aramdaki kilometreler azaldıkça Bodrum'da halının altına süpürdüğüm meseleler bir bir geri gelmeye başladılar, tam da bu yüzden dönmek istemiyordum...

Her neyse, uyur muyum acaba feribota kadar?

22 Haziran 2008 Pazar

Yıldız değil o, meteor!

Bir yıldız kaydı az önce, hayatımda izlediğim en uzun yıldız kaymasıydı, 3 saniye kadar sürdü yaklaşık. Çimenler'in Kandıra'daki evinde meteor yağmurunu seyrederken bile bu kadar uzunu olmamıştı. Bir dilek tuttum önce, sonra da keşke yıldız kayınca tutulan dilekler gerçek olsa diye düşündüm. Sonra da yerine gelmeyeceğini bildiğim dilekleri tutmakta inat ettiğim için kendime yönelik acımayla karışık bir nefret duygusu uyandı içimde...

20 Haziran 2008 Cuma

Bodrum'da bir 25 saat

10:00 Deniz, Bodrum Otogarı'ndan Havaş'a biniyor. 12:25 Gündoğan Migros'a giriyorum. 13:01 Gündoğan'dan eve giden minibüsü kaçırıyorum. 13:25 Gündoğan sahilinde kendime bir bira ısmarlıyorum. 14:42 Eve ulaşıyorum, temizliğe başlıyorum. 22:24 Aykan ve Dina geliyor. 23:18 Yemek yiyoruz. 03:00 Aykan ve ben biralarımızı bitirip yatıyoruz. 06:25 Uyanıyorum. 06:50 Yüzüyorum. 07:00 Sahilde uzanıyorum. 07:50 İskeleden denize bakıyorum, dümdüz, tertemiz, cam gibi, dibi görünüyor, suyun yüzeyi görünmüyor, atlıyorum. 08:15 Kendime bir kahve yapıyorum. 08:42 Sadun ve Ecem geliyor. 09:30 Kahvaltıya oturuyoruz. 11:08 Emre ve Çimen'i beklerken son 25 saatimi yazıyorum, sonra uyuyakalıyorum.

14 Haziran 2008 Cumartesi

Başta soğuk ama insan sonra alışıyor

Buzdolabı sürültüsü ve sivrisinekler yüzünden uykunun haram olduğu geceye gündoğumuyla veda edip 5:30'da kalkıp havluyu mayoyu kapıp kendini denize atmak. Deniz serin, dingin, balıklar sakin... Gündoğan'a inip sivrisinek şeysi almam lazım bugün...

13 Haziran 2008 Cuma

Bodrum'a gidiyorum...

Hatta bunu da Selçuk Otobanı'nın kıyısından yazmaktayım. Wireless her yerde (:

25 Haziran'a kadar Bodrum'dayım, düzensiz aralıklarla da olsa arada bir şeyler yazar mıyım acaba?

2 Haziran 2008 Pazartesi

İstanbul fotoğrafı ve üniversite sonrası hayatın ilk günü...

Bugün üniversite sonrası hayatın ilk günüydü. Güzel oldu, hatta tam anlamıyla kapak oldu... Neyse, bu başka bir hikayedir, başka bir zaman anlatılmalıdır...

Bir de hafiften hasta oldum, yarın kadar iyileşsem keşke.

Aşağıda son zamanlarda çektiğim güzel bir Rumeli Hisarı fotoğrafı var, sevgili Sadun'un son yazısına cevaben, bu da ona kapak olsun (: